Cezanın Ertelenmesi

Ertelemenin Hukuki Niteliği

Cezanın ertelenmesi, hukukî niteliği itibariyle çeşitli tartışmalara sebep olmuştur. Koşullu af, cezanın infazının geri bırakılmasını gerektiren bir neden, koşulu bir yükümlülük gibi görüşler ortaya atılmıştır. Erteleme, ceza kanununda düzenlenmekle birlikte, bir maddi ceza hukuku kuralı değil, bir ceza infaz kurumudur. Mahkeme, cezanın ertelenip ertelemeyeceğine failin yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa bakarak karar verir. TCK’ya göre, sadece hapis cezaları ertelenebilmekte ve ertelenme süresi içinde hükümlüye birtakım yükümlülükler yüklenmektedir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun geçirildiği takdirde ise, sadece ceza infaz edilmiş sayılmakta, buna karşın mahkumiyet hukukî varlığı devam ettirmektedir.

Ertelemenin Amacı

Cezanın ertelenmesi iyi bir suç politikasıdır. Fail soruşturmanın gidişatını değiştirebilir. Verilen hükmün infaz edilmesinin önüne geçebilir ve bazen önceden hiç mahkûm olmamış şekilde değerlendirilebilir.

Ayrıca kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaların sakıncalarını ortadan kaldırmaya yarar. Zaten kısa süreli hapis cezalarının fail üzerinde pek etkili olmadığı düşünülürse erteleme gerekli bir kurumdur.

Ertelemenin Koşulları

5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca, “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve işlenmiş olduğu suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması halinde ertelenebilir.” İşlenmiş olan suçtan dolayı hükmolunacak cezanın üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.

  • İşlenen suçun cezasına ilişkin (objektif) koşul,
  • Failin geçmişine ilişkin (objektif) koşul,
  • Erteleme kararı ( subjektif) koşul, olmak üzere ertelemenin üç koşulu vardır.

İki veya daha fazla yıl hürriyeti bağlayıcı ceza alan kişiler ertelemeden yararlanamaz.

5237 sayılı TCK’ya göre, mahkemece hükmolunan hapis cezasının, kasten veya taksirle işlenen suçtan kaynaklanmasının erteleme açısından bir önemi yoktur. Kanun koyucu, işlenen suçun manevi unsuru ile ilgilenmemiştir.

Önceki mahkumiyet adli sicilden silinse bile, arşiv kaydında bulunduğu sürece ertelemeye engel teşkil edecektir.

Mahkeme sanığın bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirirse erteleme kararı verir. Sanığın duruşmaya gelmemesi erteleme kararı verilmesi için bir engel değildir. Ancak kararın verilmesi sanık olmadığı için daha zor olacaktır. Hakim sanığın pişmanlığını keyfine göre belirlemeyecektir. Ölçüt sanığın yargılama sırasında gösterdiği pişmanlıktır.

Ertelemenin Sonucu

Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir (5275 sayılı TCK 51/7. m.).

Hakkında erteleme kararı verilen hükümlünün, denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirdiğinin anlaşılması halinde, ertelenen cezası infaz edilmiş sayılır (5275 sayılı TCK 51/8. m.).


      Kaynakça:

      Özbek, Veli Özer, “Yeni Türk Ceza Kanununun Anlamı, İzmir Şerhi, Genel Hükümler”, C. 1, 2. Baskı, Ankara 2005.

      Özgenç, İzzet, “Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, Genel Hükümler (Ceza)”, 3. Bası, Ankara 2006.

      Öztürk, Bahri; Erdem, Mustafa Ruhan, “Uygulamalı Ceza Hukuku ve Emniyet Tedbirleri Hukuku”, 8. Baskı, Ankara 2005.

 

0
Yazıyı Paylaş;

Hacer Kaya

Tarafından yayımlandı.| Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi | Yazarın Diğer Yazılarına Gitmek İçin Tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir